Markalı IR lambalar için fazla para ödemeyi bırakın. Dürüst olalım: Meyve kurutma hatları için kızılötesi ısıtıcılar satın alan çoğu kişi, yerli markalara geçmekten korkuyor. Yeni lambanın uyum sağlayamayacağı veya daha kötüsü, bir hafta içinde bozulup üretim hattını işlevsiz hale getireceği endişesi var. Ancak aslında her şey üç basit unsura dayanıyor: Işık gücü, boyut ve güç. “Gerçekten uyum sağlayacak mı?” sorunu Eğer lambanın doğrudan monte edilebilmesini istiyorsanız, boyutun tam olarak uygun olması gerekir. Kuvars tüpün çapı ve uç kapakları konusunda çok dikkatli olmak zorundayız. Eğer R7s veya SK15 konektörleri kullanıyorsanız, hata payı yoktur. Bir milimetrelik bir yanlışlık bile lambanın düzgün çalışmasını engeller. Kimse bununla uğraşmak istemez. Bir de güç konusu var. Eğer makineniz 230V/1500W için tasarlanmışsa, herhangi bir lambayı kullanamazsınız. Eğer direnç çok düşükse, aşırı akım çekilir ve bu da ürünlerin kurumasını engeller. İçeride ne var? Yüksek saflıkta kuvars cam kullanıyoruz. Neden mi? Çünkü kısa dalga boyundaki kızılötesi ışınların meyvenin iç kısımlarına ulaşmasını istiyoruz. Sadece meyvenin kabuğunu yakıp ürünleri mahvetmek istemiyoruz. Ayrıca lambalar halojen gazla doldurulur; bu sayede tungsten tel tekrar telin üzerine itilir. Bu da filamanın erken bozulmasını engeller. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise ısı yoğunluğudur. Küçük bir alanda yüksek güçte bir lamba yoğun ısı üretir. Bu hız açısından iyidir, ancak reflektörler için zararlıdır. Eğer reflektörler eski, hasarlı veya oksitlenmişse, bu ısı tekrar lambaya geri döner. Bu da lambanın erken bozulmasına neden olur. Genellikle bu durum lambanın suçu değildir; sorun reflektörlerdedir. Geçiş yapmak Para tasarrufu yapmak için tüm sistemizi sökmek zorunda değilsiniz. Elektrik yükü dengeliyse, yerli lambalar da işi görebilir. Sipariş vermeden önce konektör tipini ve uzunluğunu tekrar kontrol edin. Bir ipucu: Daha yüksek güçlü bir lambaya geçerken PID kontrollerini ayarlamanız gerekebilir. Ürünlerin yanmasını istemezsiniz.